eindhoven havadisleri

neler yapiyorum burada


Dun aksamustune geri donelim: Ben bir koltukta oturuyorum, ev tertemiz, heryerden camasir suyu kokusu, sabun kokusu geliyor, usenmemis muffinler pisirmisim, banyo yapmisim. Yanimdaki koltukta Koray ve is arkadasi L. oturuyor. Onumuzde de bir kedi. Kiz kedisini bize birakacak diye kendimizi ona ve kediye begendirmeye calisiyoruz.

Kedi de kedi yani. Epey sevimli, siyah beyaz, komik kulakli, cok da arkadas canlisi. Geldiginin ikinci dakikasi Koray'in tepesine cikti, gobeginde yatmaya basladi. Oradan siyah granit mutfak tezgahima atladi, ordan esyalarimin uzerine, ordan cdlerin oldugu uzun rafa, ordan yine mutfak tezgahina. O kadar sevimli olmasa o bacaklarini ikiye ayirmayi da bilirdim ben ama sakin oldum. Deniz kudurma, bak ne sevimli, karsindaki kanli canli kadin bu gune kadar o kediyle yasayip pislikten olmedigine gore sen haydi haydi yasarsin dedim.

Bir suru sordum hayvanin beslenmesinden rutinine kadar, kiz da tam da hayvan sahiplerinin ve annelerin en sinir oldugum hallerine burunerek, oyle olmuyor, biliyorsun ne istedigini, nesi oldugunu demesin mi? Kizi sarsip zaten benim olmadigi icin soruyorum, muneccim boku mu yedim diye sormamak icin zor tuttum kendimi. Yarin obur gun kedisini acliktan susuzluktan, ilacsizliktan falan oldursem daha iyi galiba, ne o oyle zen haller? Benim kopegim soz konusu olsa birine emanet etmeden evvel kullanim klavuzu yazar verirdim, cisi bu saatte, yemegi bu kadar gram bu saatte diye. Canimiz bu bizim, boru mu?

Kontrolluydum, ta ki kiz eve bazen fare getiriyor ama merak etme fareler daima olu oluyor, sadece biraz oynamasina izin verip ondan sonra atmak gerekiyor diyene kadar. Hayatta o hayvandan adindan bahsedemeyecek, gordugumde kilometrelerce kacacak kadar korkar ve tiksinirim. Eger eve bir adet ondan getirirse o kedi, bilemiyorum ne yaparim.

Kopek istegim malum. Kopek alamayacagim icin bir suredir kediyi de dusunur oldum ama benim gibi rahatsiz bir ruh denemeden karar veremeyecegi icin kedi test drive' i yapmak kacinilmaz oldu. Uzun zamandir dusunuyorum, olabilir gibi geliyor. Ama yine soyluyorum, firsatim olsa kopek alir, bu konuyu kapatirdim.

Simdi dua ediyorum bu yeni gelen arkadasla aramiz iyi olsun diye. Onun dogasinin gerektigi halleri benim sinirimi bozmasin, o da beni sevsin. Uc haftaya kadar lutfen ve lutfen daha az tuy dokmeye baslasin. Perdelerimi tirnaklamasin, ben de onu tirnaklamak zorunda kalmayayim. Baska da bir derdim yok.

Kedi ve kiz gider gitmez etrafi bir daha supurdum, korayi o tuy toplayan rulo gibi seylerle temizledim, yine de bu sabah baska bir tuy daha gorunce ay dedim, demek ki boyleymis.

Test etmeye deger degil mi? Tedavi olabilirim degil mi? Pislikten olmeyiz degil mi? Perdelerimi kaldirsam mi?



Ben Gocmenim. Karakafayim.
Butun kampanya doneminde kafamiza kafamiza caktiklari gibi 'yabanci sorunu'nun ta kendisiyim.
Kadinim. Yani istersem on iki cocuk dogurup butun Eindhoven'i baska huysuz kara kafalarla doldurabilirim.

Issiz de kaldim, devletten para da aldim.Isim oldugu her an, herkes gibi maasimin koccaman bir parcasini o gunler icin vergi olarak odedim.

'Batili olmayan yabanci' olarak yasadigim bes bucuk sene her yil her adimimi yabancilar dairesine haber veren de benim, toplamda binlerce euroyu oturum izni harcina harcayan da.

Kimse beni kirmizi halilarla cagirmadi ama ben yine de buradayim. Burada normal bir hayata kavusmak icin yirtindim, burada da kalacagim. Altmis yedi yasimda emekli olacagima gore, ohoooo, daha cok vakit var.

Bugun benim gunum.

Onumuzdeki yillarda bir karakafa, bir ev sahibi, bir cocuksuz kadin, bir calisan, bir vatandas olarak nelerden tasarruf edip verdigim vergilerin ne alanlara harcanacagina onay verebilecegim tek an geldi catti.

Onun icindir ki bugun oy kullanmak benim hakkim degil, zorunlulugum.

Wilders'in acik acik parmagiyla beni, benim gibileri gosterdigi bir durumda en azindan bunu yapabilirim.


konuşanlar

dinliyoruz


XML

Powered by Blogger



© 2007 eindhoven havadisleri | Blogger Templates .