eindhoven havadisleri

neler yapiyorum burada


Hani olur da yeni ve kalabalik bir ortamda kisa surede taninmak istiyorsaniz tam size gore bir tavsiyem var. ben yaptim, ise yaradi, carsamba aksamindan cuma sabahina binada calisan neredeyse herkesin bir sekilde tanidigi biri olabildim.

Dolabin altinda kaldim.

Dosya dolabi, hani cekmeceleri olan, cekmecelerini cekince yatay bir sekilde ince ince dosyalarin oldugu bir ofis araci vardir ya, dolu olunca 200 kilo falan eder, iste o uzerime dustu.

Megerse ayni anda ust iki cekmece acik olunca dengesi bozulurmus arkadaslarin, devriliverirlermis.

Dolap ustume dustugunde bir iki debelendim, altindan cikamayacagimi anlayinca bagirmaya basladim help help diye (insanin aklina ilk imdat demek geliyor ama o zaman birinin beni bulmasi iyice vakit alirdi sanirim) sefim hemen geldi, cigliklar atarak dolabin altina girip beni kurtardi. Bi yerimin kirilmadigini anlayinca gulmekten krizler gecirdim ama o cok ciddiydi, sirketi dava edecegimi dusunerek cidden korktular.

Sonra sesi ve cigliklari duyan geldi, gelen gulmeye basladi. Ortaliga sacilan son derece gizli kalmasi gereken evraklara bakmaya calisanlari cikardiktan sonra aci gerceklerle yuz yuze geldim. Bu gunden itibaren bizim sirketin dolabin altinda kalan salak asistaniyim ben, bin yil gecse de bu reputasyon duzelmez. Olur da alti ayin sonunda beni tutarlarsa eger -ki benim salak oldugumu dusunup kontratimi uzatacaklarina inanmiyorum- bir omur ben dolabin altinda ezilmis salagim. Iyi ki hollandacada ezik diye bir laf yok, yoksa lakabim kesin ezik olurdu.

Ortaliga sacilan daginikligi toplamak rahat bir iki gunume mal olacak korkarim. Yeni dolabi yarin getirirler sanirim. Kolumdaki ve bacaklarimdaki morluklar birkac haftaya gecer ama ya ruhumdaki yaralar? Insanlar oglen yemegine indigimde bana bakmaktan vazgececek mi? Bunlar dosyalanacak ama lutfen dikkatli ol demeyi birakacak mi sefim bir gun? Bilemiyorum, gorecegiz.

Uc haftadir ruyada gibiyim. Essekler gibi calisiyorum -bu sabah anneme galiba bu onumuzdeki haftam cok yogun gececek derken kehanette bulundu, bundan sonra boyle gider, her haftan bir sonrakinden daha yogun gececek diye- sabah hava karanlikken kalkip evden cikiyor, hava karanlikken ofisteki yerime oturuyorum, butun gun hic gunes gormuyorum, eve geri geldigimde elbette gunes batmis oluyor. Oglenleri is arkadaslarimla ayni yemekhanede sandviclerimi kemirip tekrar yukari cikiyorum, bir ton ismini hatirlamam gereken ama hatirlayamadigim insanla tanisiyorum, Hollandaca sorulara ingilizce, ingilizce sorulara hollandaca cevap veriyorum, herkesin kafasini iyice karistiriyorum, her gun etek gomlek topuklu ayakkabi, sac bas makyaj halimle evden cikmadan evvel kendime bakip cok komik gorundugumu dusunuyorum. Koray bana kirilacakmisim gibi iyi davraniyor, aksamlari yemekten bir saat sonra uyukluyor olmama enuz bisi demiyor, is ile ilgili anlattigim herseyi sabirla dinliyor. Hala is disinda baska hicbisi dusunecek halde degilim, o kadar cok yeni seyi ayni anda ogreniyorum ki ruyalarimda bile bisiler goruyorum.

Ne yazik ki uygar insalanlarin yaptigi sosyal bolusumleri henuz beceremiyorum, gazete okuyabilme, blog okuyabilmek, arkadaslarimi arayip sorabilmek gibi. O da olacak insallah.

Simdi size son 72 saaatte yasadiklarimi, nasil da onlarca yeni insanla tanisip radyolardan cikmadigimi, sehir sehir, hatta ulke ulke gezdigimi, karacigerimi tamire versem yerinin oldugunu, lokantalardan jelibon asirip, insanlarin dogum gununde evlerini basip dolmalarini yedigimi, nasil da kesfedildigimi -artiz olmak ister misin sorusunu da duydum, evet cicim- yilbasi gecemi Belcika'nin bir koyunde bir eski Alman folk sarkicisi, bir salsa kralicesi, bir kendisine Amiral denmesinden hoslanan 'tanri misafiri' ve harika bir ev sahipligiyle gecirdigimi, gecenin onikisinde balkonda havayi fisekleri seyrededururken Gora'dan aldigim hayat derslerinin etkisinden henuz kurtulamamisken onun nasil da balik tutar gibi balkondan kiz tuttugunu, Almanlara hollandaca yilbasinda nar yemenin gerekliligini anlattigimi, salsa kralicesinin cigin dans hamlelerini anlatabilirdim.

Ama bunlarin tumu ozel hayat ifsaasina girer. Onun icin yapmayacagim.

2007 kagit uzerinde 'basarili' bir yildi, allah icin. Olmasini bekledigim seyler oldu, guzel seyler oldu, saglikliydik. Yeni bil dil ogrendim, kocamin isi iyi gitti, ablam evlendi, yeni bir evim oldu, nihayetinde ben bile is buldum.

Ve ben abartmayayim ama o 365 gunun yaklasik 100unu birsey olsa da simdi olup kurtulsam diye dusunerek, boyle dusundugum icin Allah tarafindan cidden bir dert ile cezalandirilacagimi dusunup korkarak, tovbe ederek,huysuzlugumla milleti sinir ederek, icimde bir carpintiyla, bazi gunler evden cikamayarak, evden ciktigim anlarda insanlarin bana baktigini dusunerek, evde musluklari, gazi acik unuttuguma kendimi inandirip habire geri donmek isteyerek, yeni yeni takintilar edinerek gecirdim. Allah dusmanimin basina vermesin, cok daraldim.

Muhtemelen ne iyi bir es oldum, ne iyi bir evlat, ne de sahane bir arkadas. Kendini kotu hissettigini icin kendini kotu hissetmenin en kotu yani kendinden baska bir seyi dusunecek halinin olmamasi. Illa ki sen, once ne kadar kotu oldugun. Yok baska bir konun. Bir de bunu saklamak icin ugrasinca tum gucunle, kalmiyor geriye birsey.

Bu yil Korayla herkes gibi olduk, biraz matlastik, daha az konusur, daha cok farzeder olduk sanki. Soylediklerimizden midir, soylemediklerimizden midir, bilinmez. Sanki azicik eskidik artik.

Hosuma gitmeyen defterler dokuldu bu sene ortaliga. Yillardir inkar ettiklerim, gul pembe gormek istediklerim en hosuma gitmeyen, yirtik haliyle ortaliklara sacildi. Gordugum seyi hic sevmedim, o kadar uzuldum, kendimi o kadar nasil kandirdigima o kadar sasirdim ki. Ama vardir bir hikmeti, artik kendimi kandirmanin zamani gecmis demek ki.

Onun icindir ki ic huzuru ve nefes alamayacak kadar mesgul olmayi diliyorum en cok yeni yildan. Oyle cok mesgul olayim ki durup da bakmaya vaktim olmasin. Afakanlar basmasin. Evim uzerime gelmesin. Koray'la tekrar tanisalim, az bisi tozumuzu atalim. Gidenler gitti ama kalanlarin uzerine titreyeyim bari.

Hadi bakalim, belki, bu sene.


konuşanlar

dinliyoruz


XML

Powered by Blogger



© 2007 eindhoven havadisleri | Blogger Templates .