eindhoven havadisleri

neler yapiyorum burada




Gelecek yil bu vakitler de (insallah mi demeliyim?) 'doner istiyorum ama donmesin' gibi anlamli isteklere cevap vererek uc kurus kazaniyor olacagim, her gun aslinda kafasini masaya vurarak oldurmek istedigim insanlara evet efendim sepet efendim diyecek binlerce dilekce yazacak ve burokrasinin labirentlerinde bir kaz gibi sakin, bir dosya dolabi gibi dikkat cekmez bir sekilde emekli olacagim gunu hayal edecegim. Muhtemelen hala eve bakip, ne iyi ettik de boynumuza otuz sene odeyince cikacak bir tasma taktik diye dusunuyor olacagim. Her gun ayni sokaklarda ayni uzaklik hissiyle yureyecegim. Hayatim heyecan verici birsey olmasini hem dileyerek, hem de o heyecan verici seyin kotulukler getireceginden korkarak gececek. Yine deli gibi yiyip icip yine her yedigim yuzunden obez ya da alkolik olacagimi dusunerek yasayacagim.

Yine de, sarkinin dedigi gibi, "still things could be much worse/natural disasters on the evening news/ still things could be much worse/we still got our health/my paycheck in the mail"

Bu bir film olsaydi, su cok manali yas donemimde hayatimi tersine cevirir, cok tutkuyla bagli oldugum bir ugras bulur veya super bir hobi ile mesgul olmaya baslar, icimdeki potansiyeli aciga cikarirdim. Bir sonraki sahnede beni otuz yasimi mutlu biryerlerde sevdiklerimle kutlarken gorurduk, film biterdi.

Ama bu gercek hayat. Dahasi benim hayatim. Onun icin olup olacagi budur. Bakalim would two weeks vacation heal the damage done?




Milliyet arsiv, en buyuksun.

Uzerime dolap dustugu zamandan bu zamana benim guvenli calisma anlayisimda bir gelisme oldu, hatta kurslara gittim, kitaplar okudum,sertifikalar aldim ve fabrika is guvenligi uzmani bile oldum.

Allaha sukur benim sorumlulugum suresince bir adet kaza veya vukuat olmadi. Agirligim, duruma hakimiyeim tam yani. Bi de bu sabahki is guvenligi toplantisinda millete afra tafra yaptiktan sonra az evvel sinek kovaliycam derken kendi kendime celme takmayaydim daha iyi olacakti.

Omuzum aciyor. Allahtan kimse gormedi, bu rezillikle yasayamazdim.

Altinci yil bugun bitti.

Geri donmek once uzak bir ihtimaldi, sonra ihtimal olmaktan bile cikti. Gecici sandiklarim kalici oldu. Anayurdumda ben orda olmayali yeni sarkilar, yeni modalar, allahim yarabbim, bu gunleri de mi gorecektim, yeni politikacilar bile cikti.

Sesim, kelimelerim degisti.Kafamda yeni bir dilin muzigine alismakla gecen yillardan sonra kendimi yeni kelimelerle buldum. Yeni sesime bir turlu alisamadim.

Bu sene nihayet artik bogusmuyoruz da yasiyoruz gibi. Yapmam gerekenleri yaptim, simdi ugrasacak didinecek bisi yok gibi. Artik burokrasiyle seviyeli bir iliskim var gibi. (en azindan sahsen, is icin yaptiklarimi saymazsak)

Tam da hersey iyice oturmusken icimden bir ses hadi diyor, gencsin, baska bir ulke, baska bir hayat kurabilir, kim bilir neler neler yapabilirsiniz diyor. Survival mode insana bagimlilik mi yapiyor nedir? Bok yeme otur di mi? Ortada fol yok yumurta yokken bu ne luzumsuz sey di mi?

Di mi?


konuşanlar

dinliyoruz


XML

Powered by Blogger



© 2007 eindhoven havadisleri | Blogger Templates .