eindhoven havadisleri

neler yapiyorum burada


MTV Brand New sayesinde tanistigimiz bir baska grubun, wir sind helden'in konserindeydik dun gece. Ilk duydugum sarkilari gekommen um zu bleiben'den cok etkilenmistim, sonra ogrendim ki butun sarkilari da bir sekilde guzelmis, cok sahsiyetli, komik ve eglenceli insanlar.

Daha vestiyer sirasinda beklerken farkettik ki Wir sind helden dinleyicisinin yas ortalamasi yuksek, otuz civarlarinda. Yas ortalamasi yuksek oldugu gibi izleyicinin gobek capi genis, kafa derisine dusen sac orani seyrek, gozluk ve enine cizgili polo yaka baba tisortu kullanimi yogun. Kadin seyirciler de genelde Koray'in deyimiyle 'teknik olarak' kadin. Sanki sehrin butun muhendisleri - ki burasi Eindhoven, elini sallasan fizikciye, bilgisayarciya, muhendise carpar- wir sind helden faniymis gibi bir goruntu cikti ortaya.

Konser de bizi hayal kirikligina ugratmadi hic, Judith abla bir nese yumagi, sevimli birisi. (Sevimli derken insanlara hakaret olarak kullandigim sevgi bocegi cinsinden sevimli degil, cool, tatli, ve iyi bir anlamda sevimli) Ayrica giyimini de cok begeniyorum kendisinin, Koray tunik aptal bir giyim esyasidir dese de.

On grup bir felaketti ama, Dresden'li fazla dar pantalonlu bir dortlu. Solist fazla ibneydi, sesi de korkunctu. Ne kadar gurultu yapip isiklari yakip sondururlerse o kadar heyecan yaratacaklarini dusunuyorladi heralde de beni sadece sinirlendirip migrenimi azdirdilar isik gosterileriyle.

Koray cook yorgun oldugu icin ne yazik ki konserin sonuna kadar kalamadik, soyme bir iki sarki kala kactik oradan ama cok memnun kaldim kendilerinden. Bundan sonra bir iki gun daha buradalarmis, sonra Almanya'da tura devammis. Ilgilenenler icin burda butun sarkilari da var.

Simdii bir kasimda da moke gelecek ama o hafta hem evi tasiyacagimiz, hem de koray efendi bir de isyerinde tasinacagi icin muhtemelen gidemeyecegiz. Yazik, bir sonraki sefere artikin.

sanirim yalcin kucuk sekerci dukkaninda salinmis cocuk kadar mutlu olur facebook'ta.

Bakin, cennet Istanbul'umun basina bir de bu gelmis! Bu otobusler benim evimin onunden geciyor, her sehre gitmek istedigimde bunlari kullaniyorum. Iyidirler hosturlar bunlar da, 'ic cekerler'. O ne demek demeyin, frenlerden dolayi oyle bir ses cikar ki otobuste, adamin teki kotu bir sekilde orta yasli kadin taklidi yapiyor, o kadin da pek dertli zannedersiniz.

Bredalaan bizim evin duragi, ibisler durak isimlerini de degistirmemisler, acaba Istanbul'da nereye denk geliyordur? Otobusu kullanan okuyuculardan biri bir zahmet soyleyebilir mi?

Umarim biz tasinana kadar hava cok guzel olur, bizim bahce kapisi, onlarin bahce kapisi hep acik kalir da bugunku gibi oynayabilirim onunla.

Dunden beri acildi, korkusu gecti, kudurmaya, oynarken sakadan el isirmalara, kuyruk sallamalara bile basladi. Turkce de anliyor sanki.

Bi de keske asilari bitse de yikasalar kopegi bir su, birazcik kokuyor su anda.

Bu evin bir seyini de ozleyecegim galiba, gider ayak. Bak su ise.



Defne'den yeni haberler var, haftalardir yazacagim unuttum. Defne anneme yuz vermeyip ozgurlugunu ilan etmisti en son, annem de onun yerine bir baska basibos dolasan kopegi evlat edinip adini kara koymustu.

Defne tam da dogumgunumde dokuz dogurdu. Annemin dedigine gore zor bir dogum olmus, butun mahalle seferber olmuslar. Tam Ezine'den veteriner cagiracaklarmis ki doguruvermis bizimki. Bakin:

Yavrular sonra biraz buyuduler elbette. Bu bu haftaki halleri.
Ne kadar guzeller degil mi? Simdi bizim de uc gunden beri yan evimizde (yan ev dedigim ayni bahceyi paylastigimiz komsu ) bir yavru kopek var. Soyle yaklasik 40 cm genisliginde, 15 cm yuksekliginde mini mini, dunya guzeli bisey. O kadar sevdim ki komusumuzla luzumsuz konusmalara giriyorum iki gunden beri, her bahceye ciktiginda pencereyi acip bakiyorum. Nanelerimi, feslegenlerimi ve taze soganlarimi mundar etti ama olsun, cok mutluyum.

Keske komsular bi yere gitseler de bize biraksalar kopegi, ne guzel bakarim.

Kopegim geldi yine, keske bizim de olsa.


Son iki yildir ramazanin gelmesiyle aklima yeni yeni dusunceler ususuyor. Bu ramazan oruc tutayim diyorum. Inancli, iyi bir musluman oldugumdan, ailemle iftar sofrasinin sicakligini ozledigimden falan degil ama. Evimde ne oruc moruc tutan olmadigini, oyle ailecenek iftar yaparken uhrevi isikla dolar anilarimin olmadigini defalarca belirtmistim. Benimkisi baska birsey.

Orucla gelen nefs islahininin ahlagi gelistirmekte cok faydali olduguna inaniyorum, onun icin oruc tutmak istiyorum. Pratikte muslumanlik hakkinda fazla fikrim de icraatim de olmasa da bir ay boyunca her gun zihnini ve vucudunu kontrol altinda tutmak, fakiri ve dusmusu dusunmek, dunyevi hazlar konusunda bir daha dusunmek, iyilik yapmaya calismak cok guzel bir fikir gibi geliyor.

Gelin gorun ki kan sekeri dusunce, karni acikinca gozu kararan, korkunc sinirli olan bir insanim ben. Dahasi iyice ac kalirsam tansiyonum dusuyor, yerimden kipirdayamiyorum. Hic bayilacak kadar uzun sure ac kalmayi denemedim ama biliyorum ki yemek saatimi gecirirsem o da olur. Ben karni acken bu kadar islevsiz ve kotu bir insansam tuttugum orucun ne faydasi olacak ki? Tamam vaktim musait, istersem butuun gun hic yataktan cikmayip, devrilip kalip oruc tuttugumu idda edebilirim ama bu da bana cok sahte geliyor. Sikiyorsa butun gun, normal temponda yasarken oruc tut, degil mi?

Az evvel diyanetin sitesine girip baktim kactaymis iftar diye. Saat besten sekizi yedi geceye kadar ac kalamayacagimi farkettim. Belki bir gun benim iradem, oruc tutmaktan gelecek iyilige inancim bunu yener diye dusunup oruc tutabilirim ama belli ki bu sene degil.

Ya da belki bu is gercekten 'kul'lara mahsus, onlar benim gibi yok kan sekerim, yok sinirli oluyorum gibi seylere bosvererek iman gucuyle geciriyorlar bu ayi.


Temiz ev, temiz ben, temiz camasirlar, renkli sebzeler, en sevgili ayim eylul, haftasonu...Varsin beni insan yerine koymuyor olsun bin turlu is ajansi, ne yapalim?

Muzeye gidesim var yarin.

Merdivenden yuvarlandigi icin sicak bir banyo yapip sakinlesmek isteyen, dus hortumunun bir salvosuyla bir anda agzina burnuna ve kulagina su kacirmayi basarip bogulayazan butun kardeslerim, acaba parti kursak meclise girer miyiz?

Bugun yalniz olmadigimi duymaya ihtiyacim var da, o bakimdan.

Not: Bakalim bu yayinlanacak mi? Yayinlansa da gorebilecek miyim?

Haydi bakalim, yine hic yoktan tuhaf seyler gelecek galiba basimiza. Tuhaf evimizden kismet olursa tasiniyoruz. Taa mart ayinda uye oldugumuz ev sirketlerinden (yari komunist duzenle ancak ev sirketlerine uye olunca kiralik ev tutabiliyorsun, gozunu seveyim sosyal devletin) birinden mektup gelmisti, soyle soyle bir apartman var, cekilisle su kadar daireyi kiraya verecegiz, ilgileniyorsaniz cekilise katilin, sansliysaniz 2007 sonunda evinize girin diye.

Gittik eve baktik. Evin yeri mavi'nin taa eindhoven'e ilk tasindigimizda bak burasi guzel bir mahalleymis, burada ev bulursaniz ne guzel olur dedigi yer. Apartman temiz, eve ilk biz girecegiz diye banyoyu mutfagi vs.yi kendi istedigimiz gibi yapmamiza izin veriyorlar, otoparki var, daha ne olsun? Eh, kira azicik daha fazla ama ne yapalim. Su anda oturdugumuz sartlara gore cennet gibi geldi kulagimiza, hadi dedik, varsa sansimiz, nasipse olsun deyip cekilise katildik.

Sansimiz varmis. Evlerden biri bize cikti, nisan ayinda gittik, konustuk, banyo mutfak secimi yaptik, o gun bize dediler ki ev muhtemelen yil sonunda, aralik gibi biter. Icim rahatladi, mevcut evimizin anlasmasi aralikta bitiyor cunku. Eh insaat dedigin de her zaman soylenen zamandan sonra, illa rotarla biten birseydir degil mi? Egrisi dogrusuna denk gelir, bir evden cikar digerine gireriz, en fazla bir ay iki tarafin kirasini da oderiz dedik, olcuk, bictik, aklimiza yatti.

Ha. Ha.

Bu sabah aklima geldi de bir arayayim dedim ev sirketini, gecen haftasonu evin onunden gectigimizde cok yapilmis, bitmis gorunmustu cunku gozume, killanmistim, ama hala ev sirketindeki kadinin size evin bitmesine iki ay kala haber gonderecegiz sozune inanasim vardi. Yiyeyim kadinin sozunu.

Evimiz hazirmis, ekim sonunda teslim ediyorlarmis.

Simdii, ekim sonunda teslim olan eve kasim ayinda boya ve parke yapmamiz, tasinmamiz gerek. bu arada dua ediyorum (siz de edin) ev sahibi uyuzluk etmesin, evden cikmamiza bisi demesin, yerimize yeni bir kiraci bulalim, araliga kadar anlasmamiz var verin parami, gozunuzu oyarim da demesin, siz sag, biz selamet tasinalim.

Allah buyuk, allah ev kuranin yardimcisiysa ev tasiyana da bir destek cikar umarim. Ne olur hersey iyi gitsin, cok begenmistim cunku bu evi, cok gonlume gore bir yer. Kismetse, nasipse ama lutfen.

Ha bir de, parke yapmak ve beton halinde duvari kaplayip boyamak konusunda tecrubesi olan okuyucular, lutfen dualarin yaninda bir de yorumlarini eksik etmesinler, puf noktasi, marka tavsiyesi ve benzeri konularda. Ilk defa parke doseyeyip beton duvar (hani kaba insaat sonrasi halini kastediyorum) boyayacagiz. Bakalim olacak mi?


konuşanlar

dinliyoruz


XML

Powered by Blogger



© 2007 eindhoven havadisleri | Blogger Templates .