eindhoven havadisleri

neler yapiyorum burada


Meraklar icindeyim, boyle dis bileyerek, 'hah bak iste' diyerek, entegre olunur mu? Bir gun sunu n gibileri okuyup da yeri geldiginde 'siz Hollandalilar' diye baslayacagima 'insanlar da ne kotu seyler yapiyor' der miyim?

Burada yasayacagiz ya artik biz hep, 'siz Hollandalilar' ve 'biz' im halimiz neye varir, ne oluruz?

Allahim bir kere de sasirt beni ne olur. Bir kere bi yere tasinayim, bi yerde vakit gecireyim de o yerin sokagi kazilmiyor, sehirde buyuk imar calismasi yapilmiyor olsun. Bu sabah evimizin ana caddesi kazilmaya basladi, utanma da yok Hollandalilarda, ekim ortasinda bitecek diye yazmislar. Ay acele etmeyeydiniz! Tabii, araya paskalya, kurtulus gunu, uc haftalik yaz tatili falan giriyor, oyle zorlamaya gelemez bu millet.

Gecen yil bu zamanlar eski evimizin onundeki cadde kapanmis, eylul sonu gibi acilmisti. Ondan evvel evin sokagi kazilmisti, ondan evvel de yan sokagi. Bir yil boka battik. Ne pantolon pacasi kaldi, ne ayakkabi topugu, burnu. Ne bu, sozde Avrupa'da yasiyoruz. Bi topuklu giyemedim omrumde taslara ayakkabimi sikistirmadan ya!(Bu iki tasa veya mazgala topugumu takip oldugum yerde kalmalarim meshurdur benim, alismadik seyde don durmuyor tabii, giymesini beceren topuklu giymeli.)

Dugun gunumde ayagimda parmak arasi terliklerim, yuzumde makyajim, kafamda ciceklerimle (iyi ki duvagim yokmus) tastan tasa keklik gibi sekerek sokagin basindaki arabaya ulasmistim. Gecen sene tam da Turkiye'ye geldigimiz gun sakir sakir yagan yagmur, yine kim bilir ne icin kazdiklari sokagimizi camur deryasina cevirmisti de taksiciye yalvararak sokaga girebilmistik. Ha bak, gecekondu mahallesinde okumanin tek iyi yani Bilgi'nin civarinda dort sene neredeyse hic yol calismasi gormemis olmamdi, ama sokaklar yol calismasina gerek kalmadan da igrencti zaten.

Bu sene gelis tarihimi Sisli Belediyesi Fen Isleri Mudurlugune dogrudan bildirmeyi dusunuyorum, aman atlamasinlar. Sonra dengem bozulur, neme lazim.

Kac gun olmustu yazmaya baslayali, sabirla 'bisi' yazmasini bekliyordum. Nihayet bu sabah gordum ki yazmis. Turkun gavurellerdeki sinavini sahane anlatmis.

Ben kendim sahsen Turkiye delegesi olma halini neredeyse gelir gelmez biraktim, sorulan sorulara havlayarak, asagilayarak, salakliklarini yuzune vurmaktan cekinmeyerek (eh bana sormaya utanmiyorsa kac tane daha karisi var kocanin, orda icki icebiliyor musun diye, ben niye salak oldugunu soylemekten utanayim? ) cevap veren bir huysuzboka dondum ama hani yeni gelip de dovune dovune kendini, 'aslinda oyle Avrupali insanlariz ki biz, bi Nisantasi'ni gorseniz, bi bizim okulu gorseniz, cok guzel cimlerde yayiliriz, ayynen avrupali kibin' diye anlatmaya calisip, sonra Turkiye'den gelen her sahane haberle 'ahh ah, ayip oluyor simdi gavurlara' diye dusunenlere ferahlatici gelir belki bu yazi.

Ya da gelmez, gozlerini devire devire ama olur mu derler, biz modern Turkler olarak kendimizi, ozzzz kulturumuzu, modernturkiyenindogununahlakinibatininilminialmishalini tanitalim derler. Dernek dernek ordek.

Hurriyet'te Cuneyt Ulsever yazmis, 'Hollanda'.

Ayni gun Expatica'da ayni gun 'Discrepancies in educational advice'

Manpower'in yeni reklami, yukarda. Fasli adamimiz is basvurusu mektubu yaziyor.

Az evvel okudum, Hallmark modern cagin ozel ve yeni durumlari icin bir kart dizisi cikartmis. Diyelim bir arkadasiniz ibne oldugunu dunya aleme ilan etmeye karar verdi (gavur deyimi ile coming out olayi yani) hemmen ona sunlardan birini gonderin. Depresyondan mi cikti kardesiniz, ya da kuzeniniz isten mi atildi, daha ne duruyorsunuz, gonderin sunu! Bir turlu hamile kalamayan, ya da dusuk yapmis bir tanidiginiz mi var? O zaman bu kartlar tam da size gore. Allah korusun, bir yakininiz kanser oldu da soyleyecek soz mu bulamiyorsunuz, o zaman su bolume buyurun.

Ben en son ehliyetin hayirli olsun diyenlerle, bir de kutlariz buyukanne/ buyukbaba oldunuz diyenlere sasirmistim. Bunlar sayesinde bir yasima daha girdim.

Aman, eksik olsun Hallmark marka bir yeni yas karti yollamasaniz da olur bu sefer.

Bilenler biliyor, Hollanda'da Geert Wilders isminde, 'ilginc' bir politikaci var. Eski partisi VVD'den parti Turkiye ile AB konusunda gorusmeye baslayabiliriz deyince sinirlenip ayrilan, kendi partisini kuran, (Partij voor de Vrijheid- Ozgurluk Partisi demek oluyor) Hollandalilarin ('gercek' Hollandalilar elbette) yillardir sol tandansli, sosyal demokrat ve dolayisiyla elitist politikacilarin elinden inim inim inleyip artik kendisi gibi gercek bir Hollandali'yi istedigini dusunen bir zat.
Kendisi bugun de Pers isimli gazeteye verdigi demecte Hz. Muhammed su anda Hollanda'da yasiyor olsaydi onun tuye ve katrana bulanip ulkeden atilmasini onerirdim diye buyurmus. Sokaga bir bakin, durumun neye dogru gittigini anlarsiniz, yakinda Hollanda'da kiliseden cok cami olacak diye de eklemis.
Benzeri cesitteki aciklamalari yapan arkadasi Theo van Gogh'un oldurulmesinden sonra haftalarca parlementoya ugramaya cesaret edemeyen, ancak kendisine 'korunakli' bir sandalye tahsis edilmesinden sonra parlementoya geri donebilen bir adam icin oldukca iddali sozler, degil mi?
Belki de Wilders'in niyeti yine tehdit aliyorum ayagina yatip uzuun bir kayak tatiline cikmaktir.
Resim: www.tamazgha.nl

bu aralar pek yazmadigim gerekcesiyle tesvik amaciyla sobelendigimi ogrendigimden beri hakkimda bilinmeyen bes sey dusunuyorum. gerci cuma sabahin erken saatlerinde liberec adinda bir cek kasabasinda bir markette muhtelif biralar icinden bes sise secerken zorlandigim kadar zorlanmadim sanirim bulmak icin (bu yazmakta niye geciktigimi aciklamak icin). liste soyle:

ilki baslikta gizli: etimolojiyi cok severim. bu konuda dise dokunur nitelikte seyler bildigimi sanmiyorum ama her yeni ogrendigim seyi coskuyla karsiladigimi herhalde cok kisi bilmiyordur. koltuga yayilmis pineklerken beni yerimden kaldirabilecek seylerin basinda, mesela, karnaval kelimesinin carne (latince et) ile bir alakasi olup olmadigini bulmak gelir.

ikincisi de baslikta gizli: tavlayi severim. hayattaki amacim neseyle tavla oynayabilecegim bir ogleden sonra yaratabilmektir desem abartmis olmam. yaz ortasinda, koyu bir agac golgesinde, bir dostumla tavla oynayarak sicagi seyretmek ve bunu yapabilecek kadar yavas bir hayat hayalimdir.

ucuncusu de baslikta gizli: firsat buldugum bir anda farsca ogrenmek isterim. imparatorluk dillerine vakif olmak gibi bir hayalim var. farsca sayesinde hem iran hem osmanli aradan cikabilir. roma imparatorlugu icin latince, cermenler icin almanca da sirada bekliyorlar tabii. amerikan imparatorlugunun dilini biliyorum cok sukur. bu bes imparatorlugun dilleri lazim bence hayati dogru yerlerinden tutabilmek icin.

dorduncusu de baslikta gizli: zar uzerinde pencin oldugu yuzdeki bes nokta benim en sevdigim kristal yapisinin yani yuzey merkezli kubik (face centered cubic, fcc) yapinin bir yansimasi. o kristal yapisinda da birim kafes icinde kupun bir yuzeyi o sekilde tasvir edilir. soruyu soran fizikci oldugu icin ne demek istedigimi anlayacaktir ama ola ki kafanizda suphe var, su asagidaki resim bunu cozer.

besincisi artik gizli degil: oulipoyu cok severim. hayranlik duyarim desem aslinda daha dogru olur. yine ve hala hakkinda cok sey bildigim icin degil ama her ogrendigimi coskuyla ogrendigim ve bu konuda ogrenileceklerin bir siniri olmadigi icin.

Haftabasindan beri yeni kursuma gidiyorum, basimi kasiyacak vaktim yok. Yogun derken abartmiyorlarmis, cok vaktimi aliyor. Kullandigimiz teknik ezberlemeye dayandigi icin her gun saatlerce kanallari, Amsterdam tarihini, dogalgazin Hollanda'da nasi bulundugunu, Hollandali'larin oturma odalarinin nasil duzenlendigini anlatan bir sesi dinleyip duruyorum. Kelime kelime ezberledigim sayfalarca metinler ruyamda da pesimi birakmiyor ustelik. Bu sabah 'Nederland ligt in de West- Europa' diyerek uyandim.

Sinifta on dort kisiyiz, herkesin anasi yasindayim, bir suru Hollanda'ya geleli uc ay olmus cocukla birlikte takiliyorum, bu epey ic sikici. Cocuklarin dunya gorusleri, fikirleri, herseyleri belirli bir yerde tikandigi icin konusma saatinde aci cektim resmen. Bakalim, iki ay dedigin hizla gecer.

Ha bu arada, Tilburg'da bisiklet dersi diye birsey varmis, Hollandalilasma -uyum programi cercevesinde, harika degil mi?

Hadi bakalim, ben simdi 'Er gaat niks boven de Enschedese Markt' (Enschede pazarinin ustune krali gelse tanimam manasina geliyor) isimli, eski sehrimizin pazar yerinin ne kaddar da sahane oldugunu anlatacagim kompozisyon odevime doneyim, daha okunacaklar vaar, dikte vaar, oyyyhh ogrenmem gereken coook sey var, cook.


konuşanlar

dinliyoruz


XML

Powered by Blogger



© 2007 eindhoven havadisleri | Blogger Templates .