eindhoven havadisleri

neler yapiyorum burada


Dün akşam saat sekiz sularında Bozcaada Cumhuriyet Meydanında yemek yiyen, çekirdek çitleyen, hediyelik eşyalara bakan ve şöyle bir dolaşmaya çıkanlar kırmızı burunlu, kırmızı kol ve bacaklı, çiçekli elbiseli ve çok çilli yirmi beş yaşlarında bir kadınla mavi gözlü, oniki yaşlarında dünya güzeli bir erkek çocugunu küçük siyah bir köpeği çekelerken gördüler.

Kadınla çocuk köpeği önce güzellikle sonra hafifçe iteleyerek bir ara sokağa sokmaya çalıştı. Eski Kahve'nin çalışanları gülmekten doğrulabildikleri nadir anlarda kadın ve çocuğa yardımcı olmaya çalıştılar. Kasap Savaş'ın önünde çocuk köpeği kucakta taşımanın iyi bir fikir olabileceğini idda ettiyse de kadın az evvel banyo yaptım, çok temizim, hayatta bu şeyi kucağıma almam diyerek hayvan sevgisine bir sınır koydu. Etraftaki köpeksever, plajdan daha yeni dönmüş dayısıyla duşunu almamış, pis öğrenciler kadının bu endişesini anlamadılar. Kadın onların yıkansa da böyle bir durumu takmayacağını düşündü. Köpeği kafasından ve belinden iterek, ona vereceği güzel yemekleri anlatarak, burnunu severek kapının önüne getirmeye çalıştı ama beyhude bir çaba idi bu.

En sonunda kahvenin sahiplerinin önerisiyle köpeğin boynuna kırmızı beyaz çiçekli bir pareo bağlayarak evin önüne kadar getirebildiler. Tabii bu arada beş adımlık yol boyunca bir iki kere izah (komşular neler olduğunu merak ediyor elbette, burada mahalleden habersiz adım atılmıyor) bir iki kere de gülme molası vermek zorunda kaldılar.

Nihayet köpek başarı ile kapının önüne geldi ve gelecekteki sahibine teslim edildi. Kahramanlarımız gurur ile köpek ve gelecekteki sahibinin mutluluk tablosunu izledi.

***

Söylemeye gerek yok, hikayedeki kadın bendim. (Evet çok yandım ve ben yanınca çillerim ortaya çıkıyor, kırmızı kol bacak ve burun burdan ileri geliyor)

Annem adaya taşındığından beri bir köpeği evlat edinmek istediğini söyleyip duruyordu. Bu sene aday köpeğini belirlemiş, etraftaki çocuklara haber salmış. Köpeği gördüğünüzde bana haber verin, eve gönderin de yemek vereyim diye. İşte dün akşam da çocuklardan biri haber verdi bize, annem yemek hazırlıyordu ben fırlayıp gittim köpeği beslemek için.

Annemle köpek ilk görüşte aşk yaşadılar. Köpek kuyruğunu annemi görür görmez pöt pöt vurmaya başladı, annem de çocuklarına dahi kullanmadığı sevgi dolu bir ses ile köpeği sevmeye başladı.

Tabii şimdi hemen bir isim koymak gerekti. Annem ablam evlendiğinden beri çok duygusal oldu, bunun adı Defne olsun dedi, biz de karşı koyamadık.

Annemin şimdi Defne isminde biri esmer, bir sarışın iki kızı oldu.

***
Biz ablam bu duruma çok sevinir sanmıştık ama o düşündüğümüz gibi bir tepki vermedi. Hala bir adaşının olduğuna inanamıyor ama herhalde yakında alışır. Defne hakikaten çok şeker.

yorumlar

sen de yorum yaz

konuşanlar

dinliyoruz


XML

Powered by Blogger



© 2007 eindhoven havadisleri | Blogger Templates .