eindhoven havadisleri

neler yapiyorum burada


Haftalardir baktikca asabimi bozan, icimi ofkeyle dolduran birseydi bu. Bugun bir de burda gorunce tamamdir dedim, yeter artik.

Asliberry arkadasim degil benim, arada bir yazismak, bir iki kere maillesmek disinda bir iliskim yok kendisiyle. Yaman benim ozel olarak sevdigim, asik oldugum bir cocuk da degil. Ama Asliberry'nin cocugunu yetistirirken yazdiklarina, kutsal annelik krizlerine girmeden acik acik bu kadar sahane bir sekilde yazmasina sanirim butun okurlari gibi hayranlikla cok uzun zamandan beri sahitlik ettim. Yazarken nasil kendi sesini buldugunu, aci veren anilari, aci veren anlari nasil hatirlayip kendini bir anlamda yazarak tedavi ettigini gozlerimle gordum, zaman zaman yorumlarimla sahitlik ettim.

Internet uzerinden blog yazarak, fotograflarini koyarak, facebookta vakit gecirerek, forumlara yazarak bir sekilde kendini sunan herkesin kabusu kendini sunma sinirinin ihlal edilmesi, o kontrollu teshirin kontrolunun elinden kacmasidir sanirim. Iste Asliberry'nin basina olabilecek en boktan sekilde geldi bu. Ulkenin sadece internete ulasan ufak kismi degil haberleri izleyen geniis bir kitlesi de Yaman'i izlediler, izlemekle kalmayip olabilecek en kirici, en kaba, en kotu kelimeleri de ondan ve onu yetistirmek icin ne kadar kili kirk yardigina tanik oldugum o kadar insandan esirgemediler.

Kucucuk bir cocuga belalar okuyacak kadar kendinden gecenlerden tiksindim, sozlukte konu hakkinda genis genis yazmis herkese teker teker yazip ay ne kadar da cok biliyorsunuz siz oyle demek istedim ama sonra bu kadar gozu donmus hiyarlara ne anlatayim ki diye dusundum. Sonucta ben Asliberry'nin avukati degilim, o da eminim kalbini kiran yorumlarin silinmesi icin yapabileceklerini biliyordur, istese kendi kendine yapardi diye dusundum.

Korkarim Asliberry bu kontrol kaybindan, bu kadar haksiz bir sekilde parca pincik edildikten sonra kolay kolay bir daha oyle 'ciplak' bir sekilde yazamaz. Hepimize cikarilacak bir ders midir bu, hepimize gorduklerimizi baskalarinini hic de oyle gormedigini hatirlatan tatsiz bir durum mudur yoksa hepimize hayatiminizin bir parcasini kamulastirirken bir daha dusunme imkani midir bilmiyorum.

yorumlar

  1. # Blogger Fatma

    Aaaa,Deniz ne olmuş ki, anlamayadım ben. Olanların hiçbirinden de haberim yok haliyle. Akşam'daki köşe yazısını okudum da, ne var Yaman 'idare edemem anne' dediyse. Bunun kötü yorum alacak neresi var, insanlar neye küfür etmişler, inan kafam almadı.

    Katılıyorum sana hayatlarımızın bir kısmını kamulaştırırken bir daha düşünme meselesinde. Sık sık düşündüğüm konudur bu benim. İnsanlar senin gördüğün yerden görmüyorlar, herkes kendi kapasitesi kadar yorumluyor herşeyi. Ya, ne bileyim, orda kontrol, burda kontrol, nedir bu gerçekten, kime ne, beğenmiyorsanız, okumayın olsun bitsin diyorum. Ama ortalıkta, o kadarla yetinmeyen saçma sapan insanlar olduğunu da biliyorum. Haklısın, iyi düşünmek lazım, iki kere düşünmek lazım...  

  2. # Blogger BeYHaN

    çok şaşırıyorum, bu kadar mı konusuz bu insanlar, bu kadar mı boş? oysa o filmdeki gibi davranan çocuklar o kadar çok ki. sadece birazcık ilgi ya da dikkatle, yetişkin laflarını yerli yerinde kullanan çocukların tepkilerini görmek mümkün. o filmi özel yapan şey aslında aslı'nın oğluyla arasındaki ilişkiyi ve kendi duygularını yansıtan o kısacık anı yakalayabilmiş olmasıydı. onun dışında bu insanların bir gün bilgisayarlarına düşen bir görüntüye bu kadar takılıp kalmalarını bakmayı, görmeyi ve dinlemeyi bilmememelerine yoruyorum.  

  3. # Anonymous Adsız

    Aslı hanımın blogunu takip edemedim ama verdiğinizi linkleri okudum. ve görüntüyü de izleme fırsatım oldu. Çok acımasız eleştiriler var verdiğiniz linklerde.Ancak bir anne neden çocuğunu eğitirken kameraya alır ve internette yayınlar? Anne çocuğuyla her konuşmasını kamerayla görüntülüyor muydu?

    selamlar  

  4. # Anonymous asliberry

    Denizim, ben bu video olayı başıma gelmeden çok çok önce çıplaklıktan vazgeçmiştim. Sorumsuz davranarak, insanları üzdüğüm tüm yazılarımı kaldırmıştım.
    En çok üzülenler de yakınlarım oldu. Çektiğin acıları yazıyorsun. Yalnız olduğunu yazıyorsun. Bir şekilde inciniyorlar. Yoksa gururlarına mı dokunuyor? Belki de içimde kopan fırtınalardan, yaşadığım acılardan ancak yazdığım zaman haberleri olduğu için kırıldılar. Bunca şeyi içimde gizlice yaşayıp, nasıl başa çıktığıma şaşırdılar. Öyle ya, karşılarında 30 yıl boyunca susmuş bir Aslı vardı. Çoğu insanın yaptığı gibi ağlamayan, zırlamayan, dert yanmayan. Kadın doğum yaptı, içinden çocukla birlikte bir dünya şey fışkırdı. E ne oldu peki? O kadar sene huzurlu ve son derece normal bir insan olduğunu düşündükleri Aslı’nın ruh hastası olduğuna karar verdiler:)

    O kadar basit. Ne olabilir ki, fütursuzca yazan bir kadın başka ne olabilir ki?

    Oysa ben yazmak istediğim hiçbir şeyi henüz yazmamıştım. Çıplak yazılır mı? Türksün, kadınsın, annesin.(Bu ülkede bunlardan sadece kadın olman bile beyinsiz ve aseksüel olman için yeterli zaten, annelik de katmerliyor işte.) Çiçekten, böcekten, çocuk eğitiminden söz etmek dışında ne yazabilirsin?

    Günlüğümü tutuyorum gene. Paşa paşa, gözetmem gereken kurallara uygun olarak tutuyorum.

    Bu video hadisesi nedeniyle başım ağrıdı elbette.

    Blogunu takip edenler seni bir şekilde tanıyorlar. O güne dek yazdıklarından hayatına dair bir fikirleri var. Seni seviyorlar veya sevmiyorlar.
    Ama seni takip ediyorlar ve dürüstçe yorum bırakıyorlar, seni sevmiyorum, çünkü sen böyle düşünüyorsun, seni seviyorum, çünkü sana şöyle yakın hissediyorum diyorlar. Seni sevsinler, sevmesinler, güzel güzel konuşabilirsin, tartışabilirsin. Çünkü senin hakkında bir fikirleri var, emek vermişler, yazdıklarının neredeyse hepsini okumuşlar. Nereden geldiğini, neler yaşadığını, belki de dün akşam evde ne yediğini bile biliyorlar.

    Ancak bu videoyu izleyerek gelenlerin çoğu küfür etmek için geliyorlar. Algıları baştan bozuk. Sana dair bildikleri tek şey 9 saniyelik bir video. Sen bu insanlarla neyi konuşacaksın? Ne anlatacaksın. En yakınındaki insanlar bile böylesi acımasızken, hiç tanımadığın insanlarla neyi paylaşacaksın? Üstelikte bu video senden izinsiz bir biçimde alınmış, çalınmış. Karşılığında ister ticari kazanç sağlasınlar, ister sağlamasınlar ama çalmışlar.

    Böyle bir durumda insanın yapabileceği tek şey susmaktır. Susmak ve her şeyi zamana bırakmak.

    Bu ara iyi olmaya gayret ediyorum.  

sen de yorum yaz

konuşanlar

dinliyoruz


XML

Powered by Blogger



© 2007 eindhoven havadisleri | Blogger Templates .